Ölçek üzerine

Bir Atatürk veya Fetih (II. Mehmed) filmi çekmekle ilgili zorluk nedir? Mesele bütçe veya know-how değildir. Yine de Türk yapımcıların çoğu bu konuda başarısız olmuştur. Bugün hala bu iki dev ile ilgili ağzı açık bırakacak bir eser üretilememiştir.

Sorun skalada yani ölçektedir. İki karakterin de hayatı 120 dakikaya sığmaz. Biyografi değil ancak olay -bir öykü- işlenebilir (Mesela “Lincoln, 2012” bu yaklaşım için harika bir örnektir).

Hakeza Pazarlama da her projeyi aynı mantıkla ele almalıdır.

Ölçeği daraltmazsan içerik pespaye olur.

Öykü üzerine

Bir Atatürk veya Fetih (II. Mehmed) filmi çekmekle ilgili zorluk nedir? Mesele bütçe veya know-how değildir. Yine de Türk yapımcıların çoğu bu konuda başarısız olmuştur. Bugün hala bu iki dev ile ilgili ağzı açık bırakacak bir eser üretilememiştir.

Sorun skalada yani ölçektedir. İki karakterin de hayatı 120 dakikaya sığmaz. Biyografi değil ancak olay -bir öykü- işlenebilir (Mesela “Lincoln, 2012” bu yaklaşım için harika bir örnektir).

Hakeza Pazarlama da her projeyi aynı mantıkla ele almalıdır.

Ölçeği daraltmazsan içerik pespaye olur.

Canavar öykü

Bugün biraz prensipsiz, biraz kuralsız ve biraz güçsüz hissetmemizin nedeni küreselleşme olabilir. Bu fenomen, Internet ve diğer tüm araçlarıyla bizi istila etmeden önce kendi halimizde kavruluyorduk. Ne zaman ki, “Dün orada en geç yarın burada”ya dönüştü, ayarımız bozuldu. Daha iyi, daha eğlenceli ve daha cezbedici bu yeni dünya bizi gardsız yakaladı.

Evet, prensiplerimiz, kurallarımız ve gücümüz vardı. Lakin kendi hikâyemiz içinde. Bu bizim hikâyemiz değil. O yüzden ürünleri ve akıbeti ile ne yapacağımızı bilmiyoruz. O yüzden yavan hissediyoruz. Geçmeyecek. Bu öykü kuvvetle muhtemel bizi tüketecek. Üzgünüm ama Pazarlama böyle çalışır.

MAGA

Ara sıra politika yazıyorum. Politika tartışmak ve politik olmak farklı işler. Biri sosyal mekanizmaları düzenleyen, insanların önünü açacak girişimlerle ilgilenir. Diğeri fanatizmdir. Dünya görüşünü dayatmakla cebelleşir. Beni ikincisiyle karıştırma lütfen:

ABD veya Türkiye seçimleri ile ilgili yaptığım yorumların bütünü bu kriter üzerinedir. Ek olarak ABD pazarlamanın menşe ülkesi olduğu için ayrıca ilgiliyim. Orada her şey satılması gereken bir ürün olarak ele alınır. Bu nedenle Pazarlama seçim kampanyalarında çok aktif bir oyuncudur.

MAGA (Make America Great Again/Amerikayı Yeniden Harika/Güçlü Yap)’ın Ronald Reagan’dan sonra tekrar kullanımı üzerine bolca düşünülmüş bir hamledir. Trump’ı sadece bir politik intikam figürü olarak ele almayın. Trump pazarlamanın ilmek ilmek işlediği çok yerinde satılmış bir üründür.

Son seçim

Bugün ABD’de seçimler var. Yine “Yüzyılın en önemli seçimi…” ve mutlaka “Bir dönüm noktası!” veya “Köprüden önce son çıkış!”.

Tabi ki, durum bunlardan hiçbiri değil. Ancak güç savaşlarının dili böyledir. Ve pazarlamanın önemli bir aracı olan propaganda böyle çalışır. Kıyamet ve mesih sendromu olağan araçlardır. Satın alanı da çoktur. Türkiye’nin bu kafayla ne hale geldiğini hepimiz görüyoruz.

Her neyse…

Mutlaka ABD’nin bu seçim süreci önemli olaylara gebedir. Dünya daha önce hiç olmadığı kadar nükleer bir tehdidin eşiğinde. Bu şaka/komplo değil, gerçek. Bu noktalara nasıl gelindiği bu yazının kapsamı dışında, ancak bugün Özgür Dünya’da iki uç düşüncenin güreşine tanık oluyoruz. Sol tüm agresifliğiyle yeni dünya idealini irrasyonel saiklerle dayatmaya çalışıyor. Sağ ise bu durumdan sinsi bir makul gibi aşırıcılıcık devşiriyor.

Akıl dışını akıl dışıyla terbiye edemezsin.

Kıyamet ve cennet satana karşı sebeple rakip olamazsın.

Ödül de ceza da çok büyük.

Zor işler.

Baştan

Baştan başlamak, bir fikirdir. “Bu işe yaramadı!” veya “Bu galiba doğru değil…” demekle başlar. Ve diğer benzer aksiyonlar gibi geçmişi temize çıkarma kaidesi veya sorumluluğu yoktur. O “Kafama takıldı”cıların işidir.

“Baştan başlıyoruz!” gelecekle ilgilidir.

Baştan başla, sık sık. Çünkü bu önemli bir Pazarlama göreneğidir.

Fıstık Sincap

Dün Peanut the Squirrel (Fıstık Sincap) New York’ta ötanazi ile öldürüldü. ABD -özellikle sağ kesim- ayağa kalktı. Sosyal medya kaynadı. Kimileri “Seçimin sonucunu bu sincap belirleyecek!” başlıkları attı.

Sağlık ve diğer siyasal sebepleri bir tarafa bırakarak şunu görmek çok önemli: Pazarlama nasıl bir kaldıraç kullanırsa kullansın, hiçbiri ortak bir merhamet girişiminden daha etkili değildir. Bu koruma duygusunu güçlü bir hesap sorma veya intikam hissi takip eder. Yani pasif görünen bu hal aslında çok agresif ve aktif bir tutuma dönüşür.

Nadir olaylardandır. Pazarlama için güçlü malzemedir: Yakalandı mı işletilmesi gerekir.

Göz bağı

Türkiye’de son 10 yıldır yaşadığımız her şey nihayetinde kontrolü kaybetme sürecinin bir parçasıdır. Kontrolü kaybettik. Bitti.

“Kontrol bir illüzyondur!” diyebilirsin, itiraz etmem. Ancak Churchill’in şu lafını alıntılamama izin ver: “Hükûmeti kontrol eden halktır; halkı kontrol eden hükûmet değildir.”

Hayırlı haftalar.

Havalı

İngilizce, ABD’nin global etkisi/entelijansiyası ve Birleşik Krallığın koloniciliği yüzünden mi yaygındır ve havalı hissettirir, yoksa havalı ve aşırı kolay bir dil olduğu için mi çok konuşulur?

Mutlaka iki koşulun sebepleri iç içe geçmiştir. Ancak İngilizce şüphesiz çok havalı bir dildir. Bunu her kademede hissedersiniz ve inkar edemezsiniz.

Havalı…

Adidas’ın “You got this!” veya Nike’ın “Just do it!” sloganlarını düşün. Türkçe veya Arapça tercümeleri kulağa oturmaz. Çünkü bunlar zor dillerdir: Yüksek karakterlidirler. Herkes/her şey havalı olacak diye de bir kaide yoktur. Bu çoğunlukla doğal bir durumdur. İş modelin çalışıyor ve organik olarak pazarlaman iş yapıyor olabilir. Lakin dışardan alacağın profesyonel Pazarlama hiçbir şey yapmasa da sana hava katar.

Bir şans ver derim. Çünkü havalı: Herkes olmak zorunda değildir, ama kim olmak istemez ki?

Para

Pazarlama her zaman o lezzetli üçgen dilim kaşara labirent yollardan koşturmaz. Bazen sonuçları eliyle koymuş gibidir ve adı: Paradır.

Nike’a milyar dolarlar kazandıran ve belki de Adidas’a karşı elini yükselten en doğrudan yatırımı Michael Jordan’ı kapatmasıdır.

“Bas parayı!” bir Pazarlama stratejisi değildir. Ancak mutlaka güçlü bir kısa yoldur. Bu nedenle parayla çözebileceğin işlere fazla kafa yorma derim.