Hayır önemlidir

Vanilla Sky’ın kırılma noktası David’in yanlış olduğunu bildiği halde Julianna’nın 1971 model Buick Skylark’lı davetini geri çevirmemesiydi.

Öyküye retrospektif olarak baktığınızda bu felakete sebep olan yanlışın mazereti; nezaket ve hatırdır. Bunlar ise ‘Hayır’ diyebilme yetisinin önündeki en tehlikeli iki karakterdir.

Hayır diyebilmek bazen makul olandan daha önemlidir. Çünkü nezaket ve hatırın sınırları tıpkı makul olan gibi belirsizdir.

Belirsizlik şüpheye, şüphe ise kaosa sebep olur.

Bilinmeyen beğenilmez

“Burası New York olsa beğenirdiniz…” söylemi/kalıbı ‘muğlak olmayan’ kavramı ile alakalıdır.

Çünkü ‘muğlak’ kapalı, anlaşılmaz ve hermetiktir. Muğlak olanı ancak öykü bilinir yapar.

Yani?

Evet, New York olsa beğenirdik çünkü New York’un bize anlatılmış bir öyküsü vardır.

Bu öykü bize New York’u tanıtmış, sevdirmiş ve son kertede satmıştır.

Öyküsüz pazarlama velhasıl ‘tanınma’ olmaz.

Bilinmeyen beğenilmez.

Zaman

Öykü ve kurgu bakımından fiyasko olan In Time, ana fikri ve yaptığı modern eleştiri noktasında harikaydı.

Zamanın nihai ve tek gerçek döviz olduğu dramatik bir şekilde anlatılmıştı.

İnsanoğlu dün olduğu gibi bugün de bu eşsiz, sınırlı ve değişmez emtiayı çarçur etmeye devam ediyor.

Ne yapmalı ve nereden başlamalıyım sorusu sizi esir aldığında zamandan başlayın derim.

Bir takvime veya kum saatine bakın…

Zamanı dinler ve anlarsanız onu yönetirsiniz. Geri kalanı o sizin için halledecektir.

Rakipsiz yarış

1820 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerinde James Monroe’nin rakibi yoktu.

Seçim bu rakipsiz koşullarda gerçekleştirildi çünkü bazen yarış karşı olan ile ilgili değildir.

1820 yılında rakipsiz Monroe’i ABD başkanı yapan seçim süreci anayasanın ve halkın taleplerine odaklanmıştı.

Bazen rekabete kendimizi o kadar kaptırırız ki, asıl ne için yarıştığımızı, asıl önemli olanı unuturuz.

Rakibin hezimetine odaklanmış bir müsabakanın kazananı yoktur.

Rahmi Koç'tan indirim almak

Rahmi Koç’la aynı hotelde kalıp sabah yüzmesinde karşılaşma ihtimaliniz nedir bilmiyorum.

Ancak bu şansı yakaladıysanız ve rastlantı eseri teslimatı bekleyen bir Fiat Doblo siparişiniz varsa; teslimatı bu vesileyle öne çektirme ve üstüne bir de 3.000₺ indirim alma ihtimaliniz çok düşüktür.

Çünkü bu ‘olasılığın’ (ihtimalin) değil ‘yeteneğin’ konusudur. Yetenek ise ‘hazırlıklı olma’ kavramı ile ilintilidir.

Fırsatlar, şanslar, ihtimaller, olasılıklar…

Bunlardan yakınan çok insan tanıyorum.

Çoğunun problemi ihtimallerin kıtlığı değil hazır olamamanın hantallığıdır.

Lincoln’ün dedidiği gibi: “Ben hazır olacağım, ve bir gün şansım gelecek.”

Siz hazır olun olasılık vazifesini görecektir.

Positioning

If you assign someone not qualified to do positioning for your brand, most likely you will lose your marketplace.

And that unlike money is irreversible.

Because, make no mistake, positioning is a one-shot business.

The ability to draw a grid and to say “Hey, those brands are all there and we will stay here!” requires unique insight, keen talent, and bulk experience.

Choose wisely.

İkisi bir arada

“İkisi bir arada!” pazarlamanın en tilki yalanıdır.

“Hem ucuz, hem kaliteli” veya “İki ürün tek fiyat” olası değildir.

“Ucuzdur vardır illeti, pahalıdır vardır hikmeti” klişe ama harika bir tüketici mottosudur.

6 milyon yıllık İnsan deneyimi bize hem güzel hem akıllının nadir bir araya geldiğini öğretmiştir. Zorlamayın ve aldanmayın.

Mucize pazarlama

Başarılı olmuş/olacak bir pazarlamanın üç evresi vardır: Dikkat çekme, daha iyi bir söz verme ve verdiği sözü tutma.

Bazen verdiği sözü tüm samimiyeti ile tutmaya odaklanmış bir ‘pazarlama’ dikkat çekmesi gerektiğini unutur. Mesela Davines bu döngünün içindeki markalardan biridir.

Anlatayım…

Yaşadığım kronik kepek sorununu çözme sözü veren bir çok ürün kullandım. Beni bu ürünleri kullanmaya iten dikkat çekme politikalarıydı (Süper bütçeli reklam ve promosyonları) ancak hiçbiri verdiği sözü tutamadı. Bu noktada tüketici olarak son çağrem dikkatimi toplayıp dikkat çekmek için çaba göstermeyen o mucize ürünü aramaktı. Buldum.

Davines verdiği sözü tuttu ve benim için bir mucize gerçekleştirmiş oldu.

Sözünü tutmayan, dikkat budalası birçok marka arasında sözünüzü tutmak; sizi ‘büyücü’ ürününüzü ise ‘mucize’ yapar.

Bugün daha iyi bir söz ver ve onu tut.

Mucize Pazarlama bundan ibarettir.

Remembering

Celebrating a leader 18 times per year is not about remembering is about ratification.

Deprivation for acceptance tho is a glimpse of failed implementation.

What is the alternative?

Comprehension and improvement.

These two terms will lead you to the proper implementation.

Eventually, you will stop repeating celebrations and you will start to remember instead of seeking endorsements.

Happy Republic Day.

Apple's wheels

How can Apple sell 4 pcs of plastic wheels for 700$?

How marketing makes that possible?

Well. It’s not marketing. It’s a cult.

In 1978 pastor of an apocalyptic cult Jim Jones lead his 900 followers to commit mass suicide by drinking cyanide-laced. In 2018 in South Korea cult founder Shin Ok Ju ordered their followers to beat each other unmercifully to evict the demons.

Cults are influenced by personal feelings and opinions but not facts. Reasons without facts withers rationality. Then you can price the iPhone SE (With a 4.7” retina display and A13 mobile chip and 4K capable cameras and Touch ID and all those other incredible tech features) 300$ cheaper than 4 regular wheels.

Marketing looks for attention to develop trust. You certainly will get attention by beating your followers but you won’t earn trust.

Selling 4 wheels for 700$ just does that.