Azim

İnsanlık Mars’a yerleşebilecek mi? Tabi ki. Bu cevabın yakıtı temenni değil azimdir.

Hiçbir engel koşulları anlama ve iyileştirme azmi karşısında yaşam alanı bulamaz.

NASA bu motivasyonla Mars’a 22 görev gerçekleştirdi. Percy (Azim) ve mini helikopteri Ingenuity (Marifet) ile yine sınırları zorladı.

Bu görevlerin hepsi bir ulusun engelleri aşmada gösterdiği kararlılık yani azmin ürünüdür.

Bazen insanlar ne iş yapıyorsanız yapın azminizi, gösterdiğiniz gayreti anlamaz ve sorarlar: Neden?

Merak, tutku, maneviyat, sevgi vs. güzel cevaplar olabilir.

Ancak bir tane doğru cevap vardır: Çünkü yapabiliyorum!

Ve bu azimdir.

Kartonun zaferi

Seth (dudewithsign) bize doğru, samimi ve yalın olanın gücünü gösterdi.

Mesajı aktaran aracın değil mesajın önemli olduğu bir daha doğrulandı.

Binlerce dolara mal olan tasarım Billboard’lar bir kuruşluk kartona yazılı gerçekler kadar dikkat çekemiyor ama yine de akıllanmıyorlar.

Çünkü değişimi değil göz bağı ile zaman kazanmayı hedefliyorlar. Bu nedenle güvenilmiyor ve sevilmiyorlar.

“Pazarlama nedir?” sorusunun bir cevabı da şudur:

Pazarlama; doğru, samimi ve yalın olandır.

Cehalet cehalettir

“Cehalet mutluluktur!” sadece klişe değildir. Dramatik ve tehlikeli şekilde hatalıdır.

Çünkü bilginin duygu ile bağlantısı yoktur. Anlam kavgası araya fetva veya meal gibi kavramlar sıkışınca başlar. Ve duygu ancak bu noktadan sonra sürecin bir parçası olur.

Bilgi ne kadar çoksa beyin o kadar uyumda ve düzendedir. Bilgisiz kafa allak bullaktır ve takiben duygular da öyle. Çünkü bilgisiz kişi duygusuz değildir.

Bilgiye anlam yüklemek ise kültür ve inançlara dayalı bir tercihtir.

Kişiyi anlam mutlu veya mutsuz edebilir. Bilgi değil.

Şimdici ol

Hem literatür hem de eylemlerinde tam bir şimdici olan Lincoln köleliğin kaldırılması ile ilgili ekibiyle şu tartışmayı yapar.

“Keşke 10 yıl öncesine dönsem…” gibi kalıplar yaşam süresini uzatmak için değil kaçan fırsatlar için dile getirilir.

Oysa bu çok zor bir iddiadır. Çünkü gerçekleşse; kişi bırakın on yıl öncesini bir ay önce belirtilen bir günde ne yaptığını hatırlayamaz.

Bu nedenle -eğer bahis planlamıyorsan- on yıl öncesine dönmen kuvvetle muhtemeldir ki, hayatını daha karmaşık ve işin içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır.

Mesele hiçbir zaman geçmiş değildir. Aslında gelecek pazarlayan dahi zaman düzenbazıdır.

Odaklanman gereken tek zaman dilimi şimdidir.

Şimdi ne yapman gerekiyorsa amasız, bahanesiz, burun kıvırmadan: Kalk ve yap!

İkna olanlar

TikTok’ta paylaşılan bir videoda Texas’ta yağan karın suni olduğu iddia edilir ve bu çakmakla kartopu yakılarak doğrulanır. Kullanıcı “Erimesi gereken kar yanıyor! Teşekkürler Bill Gates.” der.

Twitter’da başka bir kullanıcı Al Gore’un 2009’daki “5 yıla kadar kutuplarda kar kalmayabilir!” iddiasını Texas’ta yağan kar görüntüsü ile itibarsızlaştırır.

Birincisi küresel ısınmayı savunan Bill Gates’in sahte kar yağdırdığını iddia eder. İkincisi yine küresel ısınmayı savunan Al Gore’un kar yağmayacak iddiasının fos çıktığını duyurur.

Çelişkili olma durumu bir tarafa ikisi de absürttür. Çünkü…

Birincisi bilinen bir fenomendir ve çok basit bir bilimsel açıklaması vardır. İkincisinde ise Al Gore “Kar tamamen kalkacak!” değil “(..)Bazı yaz aylarında kutuplarda kar görülmeyebilir…” demiştir.

Konu bilgi ve inanç olduğunda iki prototip vardır. Olguları kovalayan ve ikna olmaya uğraşan. Birincisi bilene kadar inanır. İkincisi Conan Doyle’un meşhur tespitindeki gerçekleri büküp teorisine uyarlamaya çalışan kişidir.

İkincisi yaklaşık 1000 yıldır kronolojik olarak hep kaybetmiştir.

İkincisi olma.

Çünkü inandığın şeyleri bildiğine kendini ikna etmen etmiş olman gerçekleri değiştirmez.

Amatörün özeti

Profesyonellerin değerini ancak amatörler bilir ve konu yetkinlik olduğunda maalesef çoğu insan amatör bile değildir.

TDK amatör için “(..)profesyonel karşıtıdır…” der, hatalıdır. Amatör profesyonel için Anka’nın külleridir, karşıtı değil.

Mesela bir kayak amatörü en az sporun profesyoneli kadar; hevesli, meraklı, heyecanlı ve özenlidir.

Amatörü profesyonelden ayıran belki tek olgu: Özveri yani fedakarlıktır.

Bu yüzden her amatör profesyonel olamaz ama her profesyonel fedakarlığı talim etmiş bir amatördür. Ve yine bu yüzden ancak amatör gerçek profesyonelin değerini bilebilir.

İyi bir profesyonel ise birçok alanın amatörü tek işin profesyonelidir.

Standartlaşma

Kahire’de yediğiniz döner ile İstanbul’daki arasında önemli farklar vardır. Ancak iki şehirde yiyeceğiniz BigMac tıpatıp aynıdır.

Çünkü standardizasyon bunu gerektirir.

Eğer sen de çoğu gibi “Yahu! Bu bizim döneri baklavayı niye pazarlayamadık?” diye sorduysan cevabı: Tekdüzeliktir.

Standartlaşma kavramı; istikrar, kararlılık, iyileşme ve denge ile alakalıdır. Her başarılı girişim fıtraten aynılaşmıştır.

Aynılaşma aşaması geçilmeden Pazarlama başarısız olur.

Taklit vs. Uyarlama

Taklit kısa ömürlüdür. Uyuşuktur. Değişime hazır değildir. Özgün olmadığı için sevilmez ve sürdürülebilir değildir. Tek kullanımlık eşya formatındadır. İhtiyaç giderir ancak kalıcı olamaz. Mesela Türkiye’nin batı taklitçiliği hep bu nedenle eleştirilmiştir.

Diğer taraftan uyarlama yani adaptasyon çok farklıdır. İnceler, nedenlerini anlamaya çalışır, analoji kurar ve yepyeni veya mutant bir sürüm inşa eder. Adaptasyon dinamik ve değişime hazırdır. Özgündür.

Batı’nın bilimsel, entelektüel ve kültürel birikimini taklit değil şu aşamada uyarlamak gerekiyor.

Bunu yapabilmek için ise evvela tarafsız bölgeye geçip, sonra anlamaya çalışmalıyız.

Zaman kazan

Tek asgari müştereğimiz zaman.

Bu kontrolsüz geri sayım beni biz yapan yegane olgu. Bukowski’nin dediği gibi: Düşünsene herkes ölecek, ne kaos ama!

Pazarlama dikkat çekip güven kazanır. Anayasanın birinci maddesi budur.

Onu bir tek “Dikkat çek ve zaman kazan” ikame edebilir.

Müşterin için zaman kazan. Ne iş yaptığın önemli değil. Tezgahın önünde vakit canavarı bir kuyruk mu var? Öldür. Buna aşık olacaklar.

Boşlukları doldurma

Niye AnpaGross (Süpermarket markası) Billboard’a verdiği reklamda; açıkça okuma şansımız olmayan bir alana 100 punto ile peynir fiyatı ve açıklamasını yazar?

1 saniyelik dikkat kazanma ihtimalini niye bu gereksiz detay ile çöpe atar?

Çünkü bu şirkette (Diğer birçoğu gibi) pazarlama tasarımı değil, tasarım pazarlamayı yönetir. Ve tasarım doğası gereği boşluk kabul etmez.

Tasarım ise doğası gereği boşluk kabul etmez. Tasarım konuşur ancak anlaşılmak ön şartı olmayabilir. Tasarımın zamanı boldur. Tasarım koşulsuz tatmin olmanın peşindedir. Bunun için her şeyi feda eder. Ve bunların hiçbiri sorun değildir çünkü tasarım doğası gereği asidir. Ancak…

Konu pazarlama olduğunda hiyerarşi sağlanmalıdır. Önce tasarım değil pazarlama okunmalıdır. Çünkü göze güzel gelen mesaj açısından fiyasko olabilir.

Ayakta alkışlanan bir tasarım mesajın önüne geçiyorsa proje pazarlama değil sanat sergisine dönüşür. Tüketicinin ise E5’te sergi gezecek vakti yoktur.

Tasarımı yönetemeyen pazarlamacı arkadaşım: Mesajını gözden geçir ve boşlukları sev. Çünkü boşlukların dolmaması dikkate zaman kazandırır. Ve eğer tasarımcın tatmin olmak istiyorsa ona bir sergi aç; bizi Billboard’lar ile yorma.