Tecrübe

Tecrübe ile ilgili en büyük problem hakkıyla bir başkasına transfer edilememesidir.

Bu sadece “Sen 18 yaşın ne demek olduğunu bilmiyorsun ama ben biliyorum!” diyen bir yetişkin klişesi değildir.

Deneyim adı üstünde deneyimlenmelidir.

Tecrübe bir ölçek de değildir.

Tecrübesiz tecrübe de vardır.

Çünkü tecrübeden ders almanın tek yolu yeni tecrübeler edinmektir.

Ve bu bilgi ya da ihtiyaç adına ne derseniz -maalesef- aktarılabilir bir şey değildir.

Ancak işe yaradığı; tecrübeyi tecrübe etmiş herkesçe bilinir.

Yer çekimi kadar nettir.

Yarın tecrübeye bir şans ver. Kulak ver.

Anlayacaksın.

Hayırlı haftalar.

At gözlüğü

“At gözlüğü ile bakma, lütfen!”

Bazen gereklidir. Diğer adı fokustur.

Bilinçli taktığında: Gürültüye ve kalabalığa değil, yarışa odaklanmanı sağlar.

Benzetmenin azizliğine uğramış güzel bir araçtır.

Sahiplen. Tak, çıkar. İşe yarar.

Dönüş

“Zararın neresinden dönersen kardır.” - Atasözü, TDK.

Yönle ilgilidir.

Çünkü evet, doğru yönde ilerlemeye başlamak için asla geç değildir.

Dön, şimdi!

Hayal kırıklığı

Hayal kırıklığı çok güçlü bir duygudur.

Öfke ve korku gibi yalın değildir.

Kapsamlı ve karmaşıktır: Güveni sarsar, şaşkınlık yaşatır, üzer, tiksindirir ve beklentileri yıpratır.

Hayal kırıklığı, başarısızlığın başarısı için gerekli her koşulu sağlar.

Bu nedenle hayal kırıklığını minimize etmek başarı ihtimalini maksimuma çıkarmakla eş değerdir.

“Bugün kimleri hayal kırıklığına uğrattın?”

Önemli bir sorudur.

Ve bu iş modelinin en can alıcı noktası olabilir.

Bazılarını her zaman

Bugün Cumhurbaşkanımız; ekonomimizi allak bullak eden, enflasyonu Dünya’da hiçbir gelişmekte olan ülkede yaşanmamış derecede çıldırtan, fiyat krizine sebep olan ve epistemolojik bir kopuşu temsil eden heteredoks politikalara son noktayı koyduğuna dair sinyaller verdi.

Sağolsun.

Lincoln ve aynı zamanda Jacques Abbadie’ye atfedilen şöyle bir söz vardır:

“Herkesi bazı zaman, bazılarını ise her zaman kandırabilirsin. Ancak herkesi her zaman kandıramazsın.”

Umarım, herkesi her zaman kandıramadığımız o son aşamaya gelmişsizdir.

Umarım.

İzahın kolay yolu

Bir şeyin neden daha iyi olduğunu izah etmek, neden daha kötü olduğuna ikna etmekten daha zordur.

Çünkü daha iyi ‘yeni’ olan ile ilgilidir ve her yeni kabulleniş gerektirir. Bu ise fikirlerin değiştirilmesi demektir: Çok zordur.

Pazarlamacı yeninin iyisine vurgu yapmadan, eskinin kötüsünü göze sokmalıdır.

Saygınlık

Dün akşam İstanbul Havalimanı’nda 40 yaşından genç, giyim kuşamından da çıkartabildiğim kadarıyla iyi halli bir kişi; park ödeme kabinindeki kadın çalışana şu şekilde hitap etti:

“Sen bu makinelerele aynı işi mi yapıyorsun?”

Tatlı bir dille “Evet…” karşılığını veren bu genç kadın, çok daha fazlasını yapabildiğini o an hemen göstermiş oldu.

Makineler bazen tökezleyebilir.

Programlandıkları işleri yapamadıkları zaman da faydasız olurlar.

İnsan ise saygınlığını yitirdiğinde faydasız olur.

Nezaket bir kural değil, bir gerekliliktir.

Sevilmek

Bugün Djokovic gelmiş geçmiş en başarılı tenis oyuncusu olduğunu kanıtladı.

23 Grand Slam şampiyonluğu ile kırılması güç bir rekora imza attı.

Ancak herhangi bir oyunda en başarılı olmak en iyisi olduğunuz anlamına gelmez.

En iyi; içinde zarafeti, nezaketi, kibarlığı, yaklaşımda olgunluk ve vakurluğu da barındırır.

Sadece kazanmış, köşeyi dönmüş olmanız yetmez.

En iyisi olarak anılabilmeniz için sevilmeniz de gerekir.

Ve hataya düşmeyin, sevgi kendiliğinden gerçekleşmez: Bol çaba, istikrar ve cömertliğin ürünüdür.

Hayırlı haftalar.

Kayıt dışı

Pazarın kalbi dediğimiz çarşıların düşüşü, modernin otantizm üzerindeki tahakkümü değil, kayıt dışılıktır.

Çarşı açık ya da kapalı olsun yorucudur.

Fiyat, servis, kaynak ve süreç belirsizdir.

AVM’ler bir inşaat projesi olduğu için galip gelmedi.

Çarşı gri alanda kaldığı, kayıt dışılıkta ısrar ettiği için kaybetti.

Süreklilik bir sürdürülebilirlik meselesidir ve kayıt; en az veresiye defterin kadar önemlidir.

Olmazsa olmazdır.

Yarı noktası

Gün 160.

Yarı noktasına 22 gün kaldı.

Hâlihazırda bir geri veya ileri sayımın yoksa bugün başlayabilir.

İkisi de taahhütle ilgilidir.

200’e ulaştığımda şunu başarmış olacağım, 300’de diğerini.

365 bir sayı, Pi de öyle.

Anlam üretmek senin elinde.